Maneviyat Öyküleri

“Ön yargı…”

0

Uzaklarda bir köyde, kocası daha çocuğu doğmadan ölmüş olan, tek başına yaşayan hamile bir kadın, dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlamıştı. Hayatını kurtaran kadına alışan gelincik, evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşmış; evin etrafından ayrılmaz olmuştu.


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)

“Peygamber evine benzeyen ev…”

0

Gönüller sultanı Mevlana Hazretlerinin hizmetçisine; “Bu  gün evimizde yiyip içecek bir şey var mı?” diye sorup hizmetçisinin de “Hayır, hiçbir şey  yok.” diye cevap vermesi üzerine sevince gark olup ellerini Yüce Dergah’a  açarak:


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)

“Peygamberimizden altın tavsiyeler…”

0

Bir gün, bir adam Peygamber Efendimiz’in yanına gelerek, “Size dünya ve ahiretle alakalı soracak sorularım var.” der.


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)

“Sevgi sınavı…”

0

Bir gün, bir bilgeye sormuşlar:


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)

“Tanrının kahvesi…”

0

Bir grup kariyer yolunda ilerleyen yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler.


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)

“Üç soru…”

0

Bir zamanlar kralın biri şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğramayacağını düşünmüş.


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)

“Vazife şuuru…”

0

Bu hikaye HERKES, BİRİSİ, HERHANGİ BİRİ ve HİÇ KİMSE adlarında dört kişi ile ilgilidir.


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)

“Yalnız adam ve kırlangıç…”

0

Karlı bir kış günüymüş… Yağan kardan üşümüş küçük kırlangıç, yalnız bir adamın penceresinin dışına gelip gagasıyla camı tıkırdatmış, adeta adamın onun içeri girmesine müsaade etmesini istemiş. Yalnız adam bu isteği görmüş, “olmaz alamam, git başımdan” der gibi kuşu kovalamış, sonra da kendi kendine söylenmiş; “Hıh, camı tıkırdatmakla kendisini içeri alacağımı mı sanıyor acaba..?”


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)

“Yankı…”

0

Bir babayla sekiz-dokuz yaşlarındaki oğlu dağlarda yürüyüşe çıkmışlardı. Çocuğun ayağı birden kaydı ve düştü, incinen ayağının sıkıntısıyla haykırdı: “Ah!..” Sesi karşı dağlardan yankılanıp aynen geri döndü: “Ah!..”


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)

“Yapıcı olmak eğitim gerektirir.”

0

Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş. Ve onu ‘Renklerin Ustası’ olarak anarlarmış. Onun yetiştirdiği bir ressam artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak hocasına götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş. Hoca ise;


(daha fazla…)

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Kötü (0)
Yukarı Git