KÖŞE YAZILARI
“Bir Devrim’imiz bile yok…”
0
Devrim’i 85 yaşında vefat eden Erbakan yapmıştı, biz hâlâ kendi otomobilimizi yapamıyoruz…
RE RE RE
0
Barcelona Belediyespor veya New York Belediyespor yokken, bizim memlekette İstanbul Belediyespor varsa… Ankara Belediyespor yüzünden futbolun altı üstüne geliyorsa…
“Çömelme açılımı…”
0
Çok savaş gördü bu millet… Çömelen devleti ilk kez görüyor.
“Ana, yasa…”
0
Ahalinin kıçında don yokken, en az üç çocuk yapın denir.
“Çerkez Ethem’in abisi Atatürk’e Kürt açılımı önermiş…”
0
Dersim rüzgârıyla birlikte devletin ‘Kürt açılımı’ dallanıp budaklandıktan başka ‘Alevi açılımı’ ile de aşılandı.
“APO haklı…”
0
Ada verildi. Doktor verildi. Vapur verildi. Arkadaş verildi. Üstüne beş milyon dolara cezaevi yaptılar. Apo beğenmedi.
“İdrak yolları enfeksiyonu…”
0
Daracık koridor. Kasvet. Üç ampul var tavanda… İkisi yanmıyor. Damarına bağlı serum şişesini eline almış, ayaklarını sürüye sürüye tuvalete gitmeye çalışan pijamalı bitkin bir amca… Tuvalet ortak. Kapısında şalvarlı bir teyzecik, terlikli… Onun elinde kutu. İşeyecek, ki, tahlil yapılsın. Hava yağmurlu, ziyaretçilerin ayakkabıları çamurlu, yerler leş. Simitçi tablası gibi açık, seyyar bir araba duruyor o koridorda… Üst rafında hastaların yemekleri, yağları donmuş, alt rafında kurumuş yemek artıklı tabaklar. Ağır bi koku, burnunun direği kırılır… Bi de varil var. Hastabakıcı tabakları oraya boşaltıyor. Varil mi daha pis, hastabakıcının önlüğü mü, tam kestiremiyorum… Giriyorum bir odaya, altı yatak, içerde 16 kişi var, hepsinin suratı sarı, hangisi hasta, hangisi refakatçi belli değil. Yedek iç çamaşırları naylon poşetlere tıkıştırılmış, yatakların altında…
“Atatürk’ü unutan Türk başbakanı…”
0
“En büyük devlet büyüğü”, partisinin genel kurul toplantısında Türkiye’nin 72 milyon insanını nasıl kucakladıklarını anlattı… Dudaklarımdan dökülen sözleri engelleyemedim:
Bunca gündür sesi sedası çıkmayanlara sesleniyorum: “Yoksa onlar can değil miydi?”
0
Günlerdir sesi sedası çıkmayanlara sesleniyorum. Öncelikle muhalefete sesleniyorum. Baykal’la Bahçeli’ye sesleniyorum: “Yoksa onlar can değil miydi?”
Hükümet, 1992 yılından bu yana Türkiye’nin gündeminde bulunan ancak önceki hükümetler döneminde becerilemeyen mayın temizleme projesine sahip çıkmakla doğru bir karar verdi. Ne var ki, birçok kritik tartışma alanlarında olduğu gibi meramını pekiyi anlatamadı.








SON YORUMLAR